*NOT: Sitemizde bilemediğiniz kelimelerin anlamını öğrenmek için üzerine çift tıklamanız gerekmektedir. - Blogcu

*NOT: Sitemizde bilemediğiniz kelimelerin anlamını öğrenmek için üzerine çift tıklamanız gerekmektedir.

" H O Ş G E L D İ N İ Z

  • 4/9/2009 - Helâl dâiresi keyfe kâfîdir
  • Kategori: DINI BILGILER
    Helâl dâiresi keyfe kâfîdir

    ÜÇÜNCÜ NÜKTE

    Aziz hemşirelerim, katiyen biliniz ki, daire-i meşruanın haricindeki zevklerde, lezzetlerde, on derece onlardan ziyade elemler ve zahmetler bulunduğunu, Risale-i Nur yüzer kuvvetli delillerle, hadisatlarla ispat etmiştir. Uzun tafsilâtını Risale-i Nur'da bulabilirsiniz.

    Ezcümle, Küçük Sözler'den Altıncı, Yedinci, Sekizinci Sözler ve Gençlik Rehberi benim bedelime sizlere tam bu hakikati gösterecek. Onun için, daire-i meşruadaki keyfe iktifâ ediniz ve kanaat getiriniz. Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir.

    Hem katiyen biliniz ki, bu hayat-ı dünyeviyede hakikî lezzet İmân dairesindedir ve imandadır. Ve amâl-i salihanın herbirisinde bir mânevî lezzet var. Ve dalâlet ve sefahatte, bu dünyada dahi gayet acı ve çirkin elemler bulunduğunu Risale-i Nur yüzer katî delillerle ispat etmiştir. Adeta imanda bir Cennet çekirdeği ve dalâlette ve sefahatte bir Cehennem çekirdeği bulunduğunu, ben kendim çok tecrübelerle ve hadiselerle aynelyakin görmüşüm ve Risale-i Nur'da bu hakikat tekrar ile yazılmış. En şedit muannid ve muterizlerin eline girip, hem resmî ehl-i vukuflar ve mahkemeler o hakikati cerh edememişler. Şimdi sizin gibi mübarek ve mâsum hemşirelerime ve evlâtlarım hükmünde küçüklerinize, başta Tesettür Risalesi ve Gençlik Rehberi ve Küçük Sözler benim bedelime sizlere ders versin.

    Ben işittim ki, benim size camide ders vermekliğimi arzu ediyorsunuz. Fakat benim perişaniyetimle beraber hastalığım ve çok esbab, bu vaziyete müsaade etmiyor. Ben de sizin için yazdığım bu dersimi okuyan ve kabul eden bütün hemşirelerimi, bütün mânevî kazançlarıma ve dualarıma Nur şakirtleri gibi dahil etmeye karar verdim. Eğer siz benim bedelime Risale-i Nur'u kısmen elde edip okusanız veya dinleseniz, o vakit, kaidemiz mûcibince, bütün kardeşleriniz olan Nur şakirtlerinin mânevî kazançlarına ve dualarına da hissedar oluyorsunuz.

    Ben şimdi

    daha ziyade yazacaktım. Fakat çok hasta ve çok zayıf ve çok ihtiyar ve tashihat gibi çok vazifelerim bulunduğundan, şimdilik bu kadarla iktifâ ettim.

    El-Bâkî Hüve'l-Bâkî
    Duanıza muhtaç kardeşiniz
    Said Nursî

    İlgili Risale : Lemalar | 205
    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 13/7/2009 - D__________U__________A
  • Kategori: DINI BILGILER

    ALLAH SANA
    Gününü aydınlatacak ARZU

    Arzularını güçlendirecek KUVVET

    Kuvvetini yaratacak PARA

    Parayı kazanacak FIRSAT

    Fırsatları değerlendirecek AKIL

    Aklı koruyacak SAĞLIK

    Sağlığını sürdürecek MUTLULUK

    Mutluluğu getirecek SEVGİ

     

    versin.

    Amiiiiinnnnn


     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 26/6/2009 - Peygamberimizin kişisel eşyaları Galeri-1
  • Kategori: DINI BILGILER

    Belki de ilk kez göreceksiniz.. İşte rahmet peygamberi Hz. Muhammed (SAV)'ın günlük hayatında kullandığı bazı eşyaları...


    Hz. Muhammed'in Haybet Fethinden Sonra Hz. Ali'ye Hediye Ettiği Şilt


    Hz. Muhammed'in Kılıcı


    Hz. Muhammed'in sarığı


    Hz. Fatima El Zahra'nın Yünden ve Altında Mavi Renk Pamuklu Renk Astardan Elbisesi


    Dünya Savaşı Sırasında Kutsal Emanetlerinin Medine'den Türkiyeye Taşıyan Tren

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 26/6/2009 - Peygamberimizin kişisel eşyaları Galeri-2
  • Kategori: DINI BILGILER



    Hz. Muhammed'in Giydiği Sandalet


    Hz. Muhammed'in sarığı


    Hz. Muhammed'in Giydiği Ayakkabı


    Küdüs'te Bulunan Bu Taşın Üzerinde Hz. Muhammed'in Sol Ayağının



    Hz. Muhammed'in Roma Kralına Gönderdiği Mektup

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 22/6/2009 - Beş farklı Hayat Mertebesi
  • Kategori: DINI BILGILER

    Birinci Sual: Hazret-i Hızır Aleyhisselâm hayatta mıdır? Hayatta ise, niçin bazı mühim ulema hayatını kabul etmiyorlar?

    Elcevap: Hayattadır. Fakat merâtib-i hayat beştir. O, ikinci mertebededir. Bu sebepten, bazı ulema hayatında şüphe etmişler.

    Birinci tabaka-i hayat: Bizim hayatımızdır ki, çok kayıtlarla mukayyettir.

    İkinci tabaka-i hayat: Hazret-i Hızır ve İlyas Aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir. Yani, bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimî mukayyet değillerdir. Bazen, istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler; fakat bizim gibi mecbur değillerdir. Tevatür derecesinde, ehl-i şuhud ve keşif olan evliyanın Hazret-i Hızır ile maceraları, bu tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Hattâ makamat-ı velâyette bir makam vardır ki, "makam-ı Hızır" tabir edilir. O makama gelen bir velî, Hızır'dan ders alır ve Hızır ile görüşür. Fakat Bazen o makam sahibi, yanlış olarak ayn-ı Hızır telâkki olunur.

    Üçüncü tabaka-i hayat: Hazret-i İdris ve İsâ Aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüdle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letâfet kesb eder. Âdetâ beden-i misalî letâfetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semâvatta bulunurlar. "Âhirzamanda Hazret-i İsâ Aleyhisselâm gelecek, şeriat-i Muhammediye (a.s.m.) ile amel edecek" -1- meâlindeki hadisin sırrı şudur ki:

    Âhirzamanda, felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı ulûhiyete karşı, İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılâp edeceği bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı mânevîsi, vahy-i semâvî kılıcıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini öldürür. Öyle de, Hazret-i İsâ Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı mânevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı mânevîsini temsil eden Deccalı öldürür; yani, inkâr-ı ulûhiyet fikrini öldürecek.

    Dördüncü tabaka-i hayat: Şüheda hayatıdır. Nass-ı Kur'ân'la, şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir; fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez.

    Nasıl ki, iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir; aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. "Ben uyansam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor; hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur. İşte, âlem-i berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri öyle farklıdır. Hadsiz vakıatla ve rivayatla, şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve katîdir. Hattâ, Seyyidü'ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş. Hattâ, ben kendim, Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rüya-yı sadıkada, tahte'l-arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O beni ölmüş biliyormuş; benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor. Fakat Rus'un istilâsından çekindiği için, yeraltında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz'î rüya, bazı şerâit ve emâratla, geçen hakikate bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.

    Beşinci tabaka-i hayat: Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet, mevt, tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir; idam ve adem ve fenâ değildir. Hadsiz vakıatla ervâh-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menâmen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delâil, o tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Zaten beka-i ruha dair Yirmi Dokuzuncu Söz, bu tabaka-i hayatı delâil-i katiye ile ispat etmiştir.

    İlgili Risale : Mektubat | 11

     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 28/5/2009 - VEDA HUTBESİ
  • Kategori: DINI BILGILER

     

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahîm

    EY İNSANLAR!
    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 24/4/2009 - SABIRDA PEYGAMBERLER
  • Kategori: DINI BILGILER


    Müminde Stres Olmaz” diyordu bir Psikiyatr. Cümleyi çok iddialı buldu.

    Kur’an Kıssalarına eğildikçe, insanin yasayabileceği bütün sıkıntıları Nebi ve Resullerin yasadığını gördü. Onlar bütün belalara rağmen ilahi huzuru yakalamışlardı.

    Kur’an’a bir de bu gözle bakmalıydı. Kıssalara göz gezdirdi, çekilen eziyetlere işaretler koydu:

    -Yusuf (a.s.),kardeşlerinin hasedi sonucu kuyuya atılmış, esir pazarlarında satılmış, iftiraya uğramış, hapislerde yıllamış, babasına-kardeşine hasret kalmış ama yılmamıştı.

    Ümidin,tevekkülün ödülü olarak Mısır’a sultan oldu.“Derdim çok” diyen hangi insan Yusuf (a.s.) kadar bela çekmiş olabilirdi? .

    —Yakup (a.s.),40 sene evlat hasretiyle kavrulmuş, ağlamaktan âmâ olmuş, ümit kesmeden Rabbine yönelmiş, hem gözleri açılmış, hem de evladına kavuşmuştu.

    -Isa (a.s.),en yakin talebelerinden biri tarafından arkadan vuruluyor,ihanete uğruyordu.

    -Zekeriyya (a.s.),kavmi tarafından öldürülmek üzere kovalanmış, bir ağaç kovuğuna sığınmış ama testere ile biçilmekten kurtulamamıştı. Testere ile bedeni biçilen Zekeriyya’dan çıkan tek ses:”Huuuu,Huuuu,Huuuu” idi.

    -Nuh’a (a.s.) özoglu bile iman etmemişti.

    -Lut (a.s.),tebliğinde yalnız kalırken, fitne grupları ile işbirliği yapan;ayni yatağı paylaştığı karisi idi!..

    -Tertemiz bir genç kızken Meryem’in (a.s.) iffetine dil uzatılıyordu .İftira ve hakarete uğrayan Meryem,sırlı bir Resule anne;gelecek nesillere örnek-mucize bir hanim oluyordu.

    Kadindan Rasül-Nebi yoktu ama ALLAH (c.c.) Meryem’e Cebrail’ini yolluyor,vahiy Meryem’den doguyordu!...

    -Eyyub (a.s.),deve- koyun sürüleri sahibi iken agir bir illetle yataga düsüyor tüm servetini yitiriyordu. Etrafinda kimse kalmamis, dislanmis, insanlar iniltilerinden rahatsiz olmamak için Onu karisi ile bir tepe üzerinde yalniz konaklamaya mecbur etmisti. Sabrının ödülü olarak sifa bulan,70 inden sonra delikanli gibi ayaga kalkan da yine Eyyub’tu…

    -Musa (a.s.),kavmi ile birlikte uzun bir sürgün yasamisti.Mutluluklari için çirpindigi kavmi mucize ye sahit oldugu halde iman etmiyor,en zor anlarda Musa’yi (a.s.) yalniz birakiyordu.

    -Kainatin Efendisi Hz.Muhammed( s.a.v) dogmadan önce babadan yetim, alti yasinda, hem de bir yolculukta anneden öksüz kalmis, 8 yasinda dedesini kaybetmis, tebligin ilk yillarinda karisi ve amcasinin ölümleriyle sarsilmisti.

    Kendi kavmince hakaret-asagilama- ambargo-dislama-taciz etme vb sikintilari çekmekle kalmayip memleketinden ayrilmak durumunda kalan da O (s.a.v.) idi.

    Ömrü savaslarla geçmis, bugday bir yana arpa ekmegine karni doymamisti. ”Ahh Mekke“ dedigi çok olurdu .Rasül gurbette yasamis, gurbete defnedilmisti.

    Simdi siz bütün bunlardan sonra hala “Moralim bozuk,hayattan zevk almiyorum,stresteyim” mi diyorsunuz?

    Pes yani!..

    Kur’an gibi kitabiniz,o kitapta  onlarca Rasül ve Nebiniz, Kainat Günesi gibi Önderiniz olacak da stresteyim diyeceksiniz öyle mi?..

    Yakisiyor mu size?!..

    Kissalari yeniden okuyun!...

    Tarih okur gibi degil, kendinizi Rasül-Nebilerin yerine koyarak, sahnede basrol oynadiginizi düsünerek,olayin içine girerek okuyun .

    Göreceksiniz ne stres kalacak,ne de sıkıntı!..

    Sabrin,tevekkülün,teslimiyetin eminligi ile huzur müjdesi alacak siniz.

    Niye mi bu kadar iddialiyim?

    Ben degil,böyle olacagini ALLAH söylüyor:

    Sabredenleri müjdele!...O sabredenler, kendilerine bir belâ geldigi zaman:

    “Biz ALLAH'in kullariyiz ve biz O'na dönecegiz” derler .

    Iste Rablerinden bagislamalar ve rahmet hep onlaradir.

    Ve dogru yolu bulanlarda onlardir.
    (Bakara-155/157)

    “Yalniz hüznü vardir kalbi olanin ..”

    Resulullah (sav)`ı vefata götüren hastalığı şiddetlendiği zaman, halka namazı Hz. Ebubekr (ra) kıldırıyordu. Pazartesi günü, cemaat saf olmuş halde namaza durduğu sırada Aleyhissalatuvesselam hücresinin perdesini açtı, ayakta olduğu halde bize bakıyordu. Yüzü sanki bir mushaf yaprağı gibi (uçuk) idi. Sonra tebessüm ederek güldü. Resulullah (sav)`ı (böyle) görmenin sevinciyle namazı bozayazdık. Hz. Ebu Bekr derhal safta namaz kılmak üzere geri çekildi. Resulullah (sav)`ın namaza geldiğini zannetmişti. Ancak (sav), bize işaret ederek namazı tamamlamamızı söyledi ve perdeyi indirdi. O gün vefat etti.

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 24/4/2009 - O’NUN GİBİ YAŞAMADIKÇA
  • Kategori: DINI BILGILER



    İslâmî yapılanmada 3 unsur vardır:
    1- Kur'ân-ı Kerîm,
    2- Peygamberimiz Efendimizin şahsı,
    3- Efendimiz aleyhisselâmın hadisleri (sünneti).
    Resulullah (SAV)'ın şahsını, yaşam tarzını çok iyi bilmemiz gerekiyor. Aile efradımızı konuyla ilgili olarak bilgilendirmemiz gerekiyor.
    O'nun yaşam tarzına (sünnetine) şöyle bir bakalım.
    Fahr-i Kainat Efendimiz (SAV):
    • İnsanların en cömerdi idi.
    • Sıkıntılara göğüs germe bakımından göğsü en geniş olanı idi.
    • İnsanların, sözü en doğru olanı idi.
    • Üzerine aldığı işi en iyi şekilde yerine getireni idi.
    • Akrabalarına en çok ikramda bulananı idi.
    • Kendisinden bir şey istendiğinde istenilen şey varsa verirdi. Yoksa, eğer bulabilecekse vereceğine dair söz verirdi. İmkânı olmadığı takdirde susardı.
     İnsanların en cesuru idi.
    • Az söyler, az konuşurdu.
    • İnsanların en mütevazısı idi.
    • Hastaları ziyaret ederdi.
    • Kölelerin bile davetine icabet ederdi.
    • Evde zevcelerinin işlerine katılır ve onlara yardım ederdi.
    • Çocuklara selâm verirdi.
    • Kendisini çağıran (seslenen kişiye) "buyurun" diye cevap verirdi.
    • Bir meclise girdiği zaman orada hangi konu konuşuluyorsa bu yönden onların sohbetine katılırdı.
    • Gülmez daima gülümserdi.
    • Yürürken sallanmaz ve adımlarını fazla açmazdı.
    • Tedbirlerini muntazaman alırdı.
    • Hâlis bir çöl arabı O'nu ilk gördüğünde:
    " - VALLAHi gördüğüm şu simâ yalancı olamaz" derdi. Görünüşü itibariyle de doğruluğuna şahadet ederdi.
    • Yaşayışı gayet sade idi.
    • Kendi işlerini kendi görmeye çalışır, kimseye yük olmak istemezlerdi.
    • Daima şefkat ve merhametli olurdu. Şefkat ve merhametten yoksun olanlar, tevazudan da mahrumdurlar.
    • Bir meclise girdiğinde başköşeye geçmez, orada boş olan yer neresi ise oraya otururdu.
    • Kendisi için ayağa kalkıp ta'zim edilmesini istemezdi.
    • Övülmekten hoşlanmazlardı.
    • İnsanlar arasında ayırım yapmazdı.
    • İnsanların en adaletlisiydi.
    • Günün ilk saatlerinde uyanır bir daha uykuya yatmazlardı.
    • Öğlen vaktinde kısa bir kaylule (öğle uykusu) yaparlardı.
    • Az yer, az konuşur, az uyurlardı.
    • Eve girdiklerinde selâm verirlerdi.
    • Dişlerinin, tırnaklarının ve vücutlarının temizliğine çok önem verirlerdi.
    • Sağlığı yerinde olduğu müddetçe kimseden emir verip yardım istemezdi.
    Hz. Aişe anamız diyor ki:
    - Kalkar suyunu kendisi içerdi. İçtikten sonra da bana dönüp:
    "- Ya Aişe su ister misin? İstiyorsan sana da su vereyim" diye sorarlardı. İstersem getirip su verirlerdi.
    • Söz verdiğinde kesinlikle sözünü yerine getirirlerdi.
    • Kimseyi asla aldatmazdı. "Aldatan bizden değildir" diye buyurmuşlardı.
    • Daima tebessüm ederlerdi. "Gülümsemenin de bir çeşit sadaka olduğu"nu emir buyururlardı.
    Ey Müslümanlar!
    Peygamberimiz Efendimizin sözünü tutalım, sünnetini yaşayalım ve yaşatalım. Çünkü mutluluğumuz buna bağlıdır.

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    VİDEO, HABER, DİNİ V.S. İÇERİKLİ SİTE

    Kategoriler

  • BELGESEL
  • BILIM
  • CIZGI FILM
  • DINI BILGILER
  • DIZI
  • FIKRALAR
  • GUNCEL-HABER
  • KARİKATÜRLER
  • LINKLER
  • MUZIK KLIPLERI
  • OYUNLAR
  • RESIM ARSIVI
  • SAGLIK
  • SIIRLER
  • SINEMA
  • SPOR
  • VIDEO
  • Arkadaşlarım

  • namikkemalakay
  • msy004
  • kayyim
  • Son Yazılar

  • MSN ancak bu kadar güzel anlatılır
  • Kral Tv'ın sansürlediği 'Ben Anayım' klibi
  • TAŞ DEVRİ-1
  • TAŞ DEVRİ-2
  • BUGS BUNNY-Çizgi Film-1
  • BUGS BUNNY-Çizgi Film-2
  • BUGS BUNNY-Çizgi Film-3
  • TOM VE JERRY (2)
  • TOM VE JERRY (1)
  • HORTON (SEVİMLİ FİL) –ANİMASAYON
  • YÜZÜKLERİN EFENDİSİ
  • DON KİŞOT-ANİMASYON
  • Türkiye'nin ilk dev akvaryumu açıldı...
  • İkinci albüm 12 yıl sonra çıktı VİDEO
  • Boğaziçi'nde büyüleyen şov! İZLE
  • İşareti gördü ve Müslüman oldu VİDEO
  • Sakar hırsızların soygunu - VİDEO
  • Erdoğan'a yeni klip: Pala Tayyip / Video
  • Fotoğrafta Sınır Yok
  • Keşfedilen gezegen sayısı 400 oldu
  • 70'lerin İstanbul'undan kareler-1
  • 70'lerin İstanbul'undan kareler-2
  • Bu Liraların kaçını görebildiniz - Galeri-1
  • Bu Liraların kaçını görebildiniz - Galeri-2
  • Bu Liraların kaçını görebildiniz - Galeri-3
  • Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • --------------------------------------------------------
  • Nurettin YÜCESOY
  • .........................................
  • İSLAMHOUSE.COM
  • NURETTİN YÜCESOY'un ziyaretçi defteri
  • İSTANBUL DEFTERDARLIĞI
  • MALİYE BAKANLIĞI
  • İST. VERGİ DAİRESİ BAŞK.
  • TAHMİNİ İLLER HAVA RAPORU
  • İDEAL KİLO HESAPLANMASI
  • DÜNYA NÜFUSU
  • KALBİMİZİN ÇALIŞMA ŞEKLİ
  • BAŞBAKANLIK RESMİ GAZETESİ
  • MİLLİ EMLAK MEVZUATI
  • GSM avea
  • HAFIZA için bakınız.
  • UMUT FM
  • ÖSYM
  • İstanbul Şehir Rehberi
  • MEMURLAR NET
  • GSM WODAFONE
  • GSM TURKCELL
  • GÖRÜNTÜ ve RESİM DÜZENLENMEK
  • KAYYIM BÜROSU BAŞKANLIĞI
  • HÜRRİYET
  • MİLLİYET
  • RADİKAL
  • SABAH
  • TV İZLEMEK İÇİN
  • TAKVİM
  • TERCÜMAN
  • VATAN
  • ZAMAN
  • YENİASYA
  • YENİŞAFAK
  • NAMAZ VAKİTLERİ

    I got my name in lights with notcelebrity.co.uk
    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Blogcu.com bir Beril Teknoloji hizmetidir


    Canlı Müzik
    NURETTİN YÜCESOY
    Sitesini Nasıl Buldunuz.

    COK İYİ
    İYİ
    KÖTÜ
    COK KÖTÜ


    Şu Andaki Durum
    TV'de Bugün
    Günlük Burç
    Arama Motoru
    Web'de Ara:
    Risale-i Nur Külliyatında Arama ve Araştırma

    Bu site içeriği Erenet tarafından güçlendirilmiştir. Linkdefteri.com
  • Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahîm

    EY İNSANLAR!
    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Sayfa: 1 - Toplam: 242
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    Haber & TV Yazarlar Önemli Adresler Gerekli Siteler
    Habertürk
    Haber 3
    HaberX
    İnternet Haber
    Objektif Haber

    TRT
    NTV
    ATV
    Show TV
    Star TV
    Kanal D
    Kanal 7
    STV
    TV8
    Kral TV
    Ahmet HAKAN
    Çetin ALTAN
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Engin ARDIÇ
    Emin ÇÖLAŞAN
    Fatih ALTAYLI
    Güngör URAS
    Hasan CEMAL
    Hıncal ULUÇ
    Oktay EKŞİ
    Ömer ÜRÜNDÜL
    Rıdvan DİLMEN
    Serdar TURGUT
    Taha AKYOL
    Yavuz SEMERCİ
    Yılmaz ÖZDİL
    Partiler-Bakanlıklar
    Büyükelçilikler
    Milletvekili E-mailleri
    Askeri Kurumlar
    Kamu kurum kurl.
    Sivil toplum kurl.
    Üniversiteler
    Valilikler
    Bankalar
    Hukuk Siteleri
    Ögrenci Birlikleri
    Açıköğretim sınavları
    ÖSYM Sınav sonuçları
    Milli Eğitim Sınav sonç
    Tc Kimlik No
    Vergi Numarası
    Sürücü Ceza Puanı
    İgdaş Borç Sorgulama
    Telefon Faturası
    Telefon Rehberi
    Posta Kodları
    Bağkur Durumunuz
    Emekli Sandığı
    SSK Emekli
    Vergi Takvimi
    Milli Piyango Sonuçları
    Sayısal Loto Sonuçları
    Şans Topu Sonuçları
    Cool Slideshows
    NURETTİN YÜCESOY www://nurettinyucesoy.blogcu.com

    " GÜLE GÜLE TEKRAR BEKLERİZ Nurettin YÜCESOY''